HomeHome  FAQFAQ  SearchSearch  RegisterRegister  Log in  
Kürd Ulusu'nun Çıkarları; Her Türlü Parti, Kurum, Kuruluş, Örgüt ve Kişilerin Çıkarlarının Üstünde ve Ötesindedir. Her Şey Kürdistan İçin!

Share | 
 

 Baykal da Tasfiye Edildi!

Go down 
AuthorMessage
Jandil

avatar

Mesaj Sayısı : 80
Kayıt tarihi : 2010-01-13

PostSubject: Baykal da Tasfiye Edildi!   23.05.10 7:21

Baykal da Tasfiye Edildi!

KUTBETTİN ÖZER

Deniz Baykal’ın siyasetine kaset operasyonu koyarak onu siyasetten ve partisinden istifa ettirerek uzaklaştırmayı beceren güç, amacına ulaştı. Bu operasyon bir ihtimalle üç şüpheli gücün üzerinde durulabilir; 1) AKP içinde bulunan eski CHP dostları 2) Ergenekon denilen derin devletin bir kanadı. 3) CHP içinde D. Baykal’ı çekemeyen kurmaylardan biri bu şantajları yapmıştır. Kaset görüntüleri ekrana yansıttığında D. Baykal’ı şoke uğratıp evinde sessiz bırakıp çözüm aramıştır ve son kararı partiden tasfiye edilmesi ile sonuçlanmıştır.

İddiada ikinci kasetin var olduğuna dair bir belge daha vardır, şayet bu ikinci kaset dağıtılsa veya dağıtılmazsa Baykal’ın siyasete dönüp veya dönmemesi merak ediliyor. CHP bu komployu AKP yaptı-hazırladı iddiası var ama, AKP tarafından bu şantajın yapıldığına dair, ortada her hangi bir belge olduğu ortaya çıkmadı.

Nesrin Baytok ve Deniz Baykal arasındaki ‘’ilişki’’ iddiaların ne kadar doğru olup olmadığı beni, bizi ve bütün toplumları ilgilendirmez. Çünkü, sosyal yaşam, hayatın varlığından nasibini almak, tabiatın güzelliğini, kanunlarını tatmak, yaşama biçimini kendi iradesine göre biçimlendirilmesi ancak bireyler belirler. Topluma zarar vermeden, etrafı rahatsız etmeden anlaşabildiği ve ortak çizgilerde birleşmeyi istedikten sonra hiçbir kimsenin dışarıdan müdahale hakkı yoktur ve olamaz. Karısını ve tüm ailesini aldatma veya kandırmama konusu da kendisini ilgilendirir. Bireysel ve içsel problemler o kişileri ve o aileyi ilgilendirir.

Yukarıda metnin açıklamasındaki maksat, Deniz Baykal’ı savunmuyorum, tabiat kanunları yer yüzündeki insanlara tüm canlı ve yarı canlı varlıklara; dünyaya gel, yaşa ve öl demiştir.

Nesrin Baytok ve Deniz Baykal ekrana yansıyan görüntüye karşı herhangi bir açıklamaları olmadı. Nesrin Baytok’un yüzünde herhangi bir yüz kızartıcı kırış veya çekingenlik görüntüyü göstermemesi de bir anlam taşıdığını gösterdi.

Gerici zihniyet ve klasik devlet idareleri bütün üçüncü dünya ülkelerinde bu hikayeler yaşanmaktadır. Bu ülkelerde savaş; ideolojik farklar, düşünce-fikir ayrıntıları, siyaset kapışmaları, iktidara çıkma ve muhalefet karşıtları, fakir zengin ve sosyal yaşamların arasında muazzam sürtüşmeler vardır. Gelişmiş ülkelerde bu tür çekişme ve çelişmeler varsa da % 2 ila 3’e kadar çıkabilir, fazla şema gösterilemez.

Gelişmemiş ülkelerde de tam aksidir; 200 yıl geride kalmışlığımızın kahramanları hala karşı muhalefeti yenmek için, İnsanları canlı bomba olarak kullanıyorlar. İlkel inançla, amaçlarının gerçekleştirilmesi ve karşı gücü yenmesi için, bu canlı bomba eylemini ilke yapmıştır. İran’daki genel konum malum, Irak’ta her gün canlı bombalı insanların eylem yapmaları, bu bir gerici kalmışlığın kanıtıdır. Afganistan, Filistin, İsrail, Pakistan, Kürdistan ve Türkiye gibi ülkeler, bütün Ortadoğu’da sosyal modern kültürlerden yoksun ve mahrumdurlar. Ki, bu tür şantajları, komploları, senaryolarla gerçekleştirerek gerektiği yerlerde kullanmaktadırlar.

Osmanlı devleti, 1915 tarihinde Ermeni hareketini durdurmak için, 1.5 milyon insanları bir çırpıda komplo hazırlayarak ve kirli şantajla katlederek katliamı dünyadan gizledi. 21. asrın son tarihinde, 22 kadar ülkeler Ermeni katliamına kanıt getirerek imza attı ve hala, CHP, AKP ve bütün Türk düzen partileri hep bir ağızdan Ermeni katliamının yapmadıklarına dair inkar ederek yalan söylemektedirler. Gel gör ki demokratik olmayan bir Türkiye ülkesi gibi bir coğrafyada, Kürtlerin yaşaması ve yaşam genel konumu kabus alanı haline dönüştürülmüş ve dönüştürülerek içinden bir türlü çıkılmıyor.

Türkiye’de arka perdede kadınlarla ilişki kurma kültürü hep gizlidir. Karısını-kocasını aldatmak, başkalarıyla cinsiyet ilişkiler kurmak, devlet kültüründe yer almış yoz, ahlaksız kültüre sahip bir devlet yapısı vardır. İslam aleminde cinsel sosyal ilişkiler gizliliklerle su yüzüne çıkmadığı müddetçe pürüzler devam etmektedir. Bu kara-ahlak kültür, Türk devletin Misak-i Milli sınırlar dahilinde sınırları aşmayan gelenek kültür haline gelmiştir. Mustafa Kemal (Türk babası) da Türkiye’nin her dört bucağında bir kadın dostu vardı, Askerleri, Kurmayları ve Metresleri Kemal’e yastık döşek seriyorlardı, bu arada da elinde şarabı ve rakısı da eksik olmuyordu. Eleştirenler ve karşı çıkan olmuyordu çünkü o, bir diktatördü !..

Bu ‘’Gizli Aşk’’ aynı zamanda kendine demokratım, devrimciyim, sosyalistim, Komünistim diyenler de diğer feodal ve burjuva sınıflar gibi aynı gerici kültürlere sahiptirler. Türk Komünisti; annesini, bacısını ve akrabasını kıskanır korur ama başkalarına gelince, demokrasi, özgürlük rüzgarını savunur. Bence bu üslup solcular açısından yakışmayan talihsizliktir diye suçlaman yerinde olsa gerek. Gelin görün ki biz, Türkiye’de böyle bir kültür ortamında yaşıyoruz. Siyaset alanlarında şantajlar, komplolar, tuzak kurmalar, kaset yapmalar, video kameralarında resim göstermeler, fırsatı, kim-kimler aleyhinde daha iyi kullanıyorsa o kazanır gibi yobaz tabirlerle karşı karşıya kalmışız. Türkiye devleti ÜNİTER sisteminde, pislik çamurunda büyüyen ve pisliğini birlikte yiyen şantajları uyaran tek bir bilgin-bilim adamı, sahibi yoktur. Uzman dedikleri kişiler TV.ekranında bir şeyler biliyormuş gibi geveleyip durmaları ki insanı sinir küpüne bindiriyor.

CHP lideri Deniz Baykal siyasi yılların birikimi ile derin devletle endekslenerek Ergenekon Avukatlığına atama yaptı ve Faşizmin dehasına adım atarak MHP’yi aştı. Demokrasinin bütün ilkelerine karşı geldi ve derin devletin yanında yer alarak Balyoz, Kozmik ve Hazır Kondu örgütünü apaçık destek verdi ve sivil toplum demokratik örgütlerine karşı çıktı ve tutuklu Ergenekon faşist terör örgütlü olan Paşa-Generallerin derhal serbest bırakılmasını talep etti.



*** 34 Gerilla ve Mahmur’dan dönenlerin aleyhinde olmayan en adi bir dili kullandı ve Gerillaların derhal cezalandırılmasını istedi.

*** AK Partisi Kuzey Kürdistan’da Belediye Başkanlarını sebepsiz yerinde tutukladı ve haklarında cezalar verildi. Deniz Baykal bu tutuklamayı alkışlayarak, geri kalan Belediye Başkanlarını ve bütün DTP-BDP üyelerinin tutuklamalarına çağrı yaptı ve çağrısı ile AKP’yi akabinde dolaylı destekledi.

*** DTP eş Başkanı Sn. Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk’ların Milletvekilliklerinden uzaklaştırılması ve politik yasaklamasında D. Baykal sevincinden dört köşe oldu ve AKP’nin bu tutumunu destekledi ve Kürt politikacılarına karşı sert tutumunu devam etti.

*** AK Partisi, KCK üyelerini tutuklarken, CHP lideri D. Baykal Kandil’de kilerini aşağı al ve bunları bitirmekle savundu.

*** D. Baykal BTP Milletvekillerine karşı amansız tavırlarını koydu ve BTP’lilerin Türk Meclisi’nde burada ne işi var, CHP tabandaki Milletvekillerinin Kürtlere karşı tavır koymalarına emretti.

*** CHP’nin Kürt düşmanlığı, AKP’nin açtığı ‘’Kürt Açılımı’’na karşı tepki gösterdi ve ‘’Türk ulusal Milli Birlik Cephe Açılımı’’ adı altında siyasetini yaygınlaştırarak, AKP Türkiye’yi bölüyor dedi…

*** CHP lideri olan D. Baykal, MHP’nin son siyaset tavırlarını aşarak MHP’yi aştı ve tam faşist bir parti konumuna girerken Kürtlerin varlığına da ferman okudu.

*** CHP lideri D. Baykal, 27 Mayıs, 28 Şubat, 12 Eylül ve derin devletin (Ergenekon) darbelerini savundu ve onlara arka çıktı. Onur Öymen’in Dersim hakkında söyledikleri gerici ve çirkin-lekeli savunmalarının arkasında durdu ve destekledi.

*** AKP dahil ve bütün Türk siyasi partiler, Kürdistan’da Kürt ulusal Mücadele taleplerini reddedenlerin arasında en büyük darbe kıralı olan, CHP lideri D. Baykal basa basa Kürtleri Türkleştirilmekle siyasetini yoğunlaştırdı. Türkiye ve Avrupa’da kurulan faşist Atatürk düşüncesindeki Dernek ve Vakıflar kuruluşuna destek veren Baykal, Türkiye’de tek dil, tek ulus, tek din ve tek ırk vardır dedi ve Ergenekonu yanında savundu. Bu Ergenekon kuruluşlara ayrıca bağışlar kampanyasına destek vererek Avrupa’da yüzlerce Türkler, para, mal ve mülklerini Türk ordusuna bağış yaparak, Noterden tasdikli resmi bağışlarda bulundular.

*** Türk ırkçıların bu bağışları, Türk ordusuna maddi ve manevi destek sağlamakla, Kürtlerin taleplerine karşı orduyu güçlendirmekti. Ki, D.Baykal da bu kirli siyaseti kullandı ve kullanıyordu.

*** Malatya’da, matbaada ayrı dine mensup olan şahısların boynu Türk ırkçı katiller tarafından katledilerek kesildi, CHP bu katliama karşı gelirken, dolaylı yoldan da katliamı kim yaptı, üzerine gitmeyerek sessiz kaldı.

*** Kaset skandalının dramı sadece seçim propagandası olarak bir araç olarak kullananlar oldu.

Bu komployu hazırlayanlar; Ergenekon (derin devlet), CHP’nin derin üyeleri veya AK Partinin CHP’yi yenme şantajı olabilir. Biz buna klasikte siyasi çelme darbesi desek daha iyi olur.

*** Hrant Dink’i öldüren katil derin devlet militanın, Ergenekona ait olmadığını Baykal savundu ve sıradan bir kişinin olduğunu söyledi.

*** Trabzon'daki Santa Maria Katolik Kilisesi'nin İtalyan papazı, kilisede tabancayla vurularak öldürüldü. CHP lideri katili kınadı ama fazla kurcalamadı, çünkü o Ergenekon militanlarından birinin olduğunu tahmin ediyordu, nitekim öyle de çıktı.

*** CHP baktı ki, AK Partisi, Kürtleri eritemeyeceğini, susturamayacağını anlayınca, D. Baykal, ‘’Kürt Açılımı’’na karşı, Türk Milli Birlik Mücadelede formülünü ileri attı ve Türk kamuoyunun duyarlığına ‘’Kürt Açılımı’’ olamaz ve AKP, Türkiye’yi bölüyor dedi…

*** Kürt siyasetçileri Baykal’ın sosyal ve özel hayatına girmeden ve onun savunuculuğunu yapmadan, hassas noktalardan kaçarak uzak durmalıdır. Sadece, CHP ve parti liderinin genel konumu, biz Kürtler açısında önemlidir. CHP 1924 tarihinde kurulalı kendi devlet ideolojisiyle Kürtleri inkar ve imha politikasını uygularken, tarihler arasında 28 kez Kürtleri katliamlarla kana boğmuştur. CHP ve partinin başına geçen liderleri ne insanların ve ne de Kürtlerin dostu olabilir, bu sebeplerden dolayı Türk devletin sistem rejimi, Bayrağı, sancağı ile kendisinden olamayanları ve devlet ideolojisine karşı çıkanları kana bulamıştır ve bundan sonraki güvenirlilikleri Kürtlere, ne barış, ne demokrasi ve ne de umut-güven kaynağı olmuştur. Kürtler her gün senaryolarla karşı karşıyadır. Şantajlar, komplolar, skandallar yeni olmadığı gibi, Türk burjuva siyasi pisliklerinden uzak durmaları kaçınılmazdır.

Çünkü, Türk devleti kurulduğundan beri bu leş, kokan pisliğe alışmış içinden çıkmasını istemiyordur, bırakın bu kirli dumanın içinde boğulsunlar. Kürtler önce kendi ulusal çıkarlarını düşünerek adım atmalıdır. Kürtlerin dostu, ne AKP ve ne de Türk burjuva düzen partileridir. Kürtlerin dostu ve asil sahibi, Kürdistan’da Kürtlerden başka dostu yoktur ve başka yerlerden de aranmamalıdır.



Sevgi ve Saygılarımla.



Kutbettin ÖZER

KutbettinO@t-online.de

http://www.kurdistana-bakur.com/
Back to top Go down
 
Baykal da Tasfiye Edildi!
Back to top 
Page 1 of 1

Permissions in this forum:You cannot reply to topics in this forum
 :: Bixêr û bi Ehla! * Welcome! * Hos Geldiniz! :: Kursîya Serbesti | Serbest Kürsü-
Jump to: