HomeHome  FAQFAQ  SearchSearch  RegisterRegister  Log in  
Kürd Ulusu'nun Çıkarları; Her Türlü Parti, Kurum, Kuruluş, Örgüt ve Kişilerin Çıkarlarının Üstünde ve Ötesindedir. Her Şey Kürdistan İçin!

Share | 
 

 Kurdçe / Kurdî (Tarihçesi)

View previous topic View next topic Go down 
AuthorMessage
Admin

avatar

Mesaj Sayısı : 125
Kayıt tarihi : 2010-01-12

PostSubject: Kurdçe / Kurdî (Tarihçesi)   04.12.12 23:27

Kurdçe / Kurdî (Tarihçesi)

Fikret Yaşar



M.E. BOZARSLAN’IN “Kurd Dili” üstüne yazdıkları bazı Internet sitelerinde yayınlandıktan sonra konuya katkı sunmak amacıyla kısaca Kurd dili ve tarihçesi üstüne yazmak istedim.

Türk siyasetçi Bülent Arınc’ın Kurdçe ile ilgili talihsiz konuşmasından sonra pek çok yazı yazılmıştı, Kurdçe medeniyet dili mi, değil mi, diye…

Bizde, “Devê dirvevinî xare” diye bir söz vardır, sözlük anlamı; “Yalancının ağzı eğridir...” Bu bir Kurd atasözüdür ve bu söz Türk siyasetçi ve sözde bilim adamlarının Kurd sorunu karşısında içinde bulundukları sendromik durumu açıklamaya yeter, sanırım.

Irak, İran, Suriye, Lübnan, Mısır, Ermenistan, Azerbaycan, Türkmenistan, Afganistan, Gürcistan, Kazakistan, Rusya ve Anadolu’da konuşulan bir dil ve 40 milyon civarındaki nüfusuyla bir halk tüm baskı ve soykırımlara rağmen hala ayakta kalıyorsa eğer, bunun bir sebebi vardır. Bu da bu halkı var eden dil ve kültür öğeleridir. Bu öğeler bir günde oluşmadığına göre, tarihin derinliklerine inip sebebi hikmetini görmek gerek.

Tarih kitapları bize Mezopotamya’yı dünya medeniyetinin beşiği olarak tanıttı. Medeniyetin itici gücü yerleşik yaşam (şehircilik), dil ve kültürdür. Sözlük anlamı “şehir” olan medeniyet, Arapça’ya Arami dilinden geçmiştir. Demek ki medeniyet kelimesinin orta Asya ile bir ilgisi bulunmamaktadır.

Mezopotamya Kurd, Asurî, Kildanı ve Aramilerin ortaklaşa yaşamından boy vermiş zengin bir yaşam ve bu yaşamın yarattığı bir dünya medeniyetidir. Çin, Mısır ve Mayalar’dan çok önce burada insanlık yerleşik hayata adım attı ve kültürün gelişimi burada boy verdi. Antik dünyanın dikkatini çeken bu coğrafya -ne yazık ki- istilacı kavimler tarafından yok edilmeye çalışıldı, ama tüm baskı ve soykırımlara rağmen Kurdler tarih sahnesinden inmediler. Bunun sebebi hikmeti şehircilik, tarım, okuma-yazma, matematik ve bunun gibi ilkleri dünyaya kazandıran Someri, Elam, Kassi, Goti, Haldi ve Médi gibi Ari kavimlerin zengin kültür mirasıdır. Peki, bu zengin kültür mirasının ayakta kalan temsilcilerini değersiz göstermenin nedeni nedir? Sanırım korku olsa gerek! Aksi takdirde Mezopotamya dillerinden birinin medeniyet dili olmadığını söylemek mantığa sığar mı? Sığmaz elbette, aksi takdirde egemen zihniyet Türkî olmayan ve Osmanlının edebiyat, müzik ve devlet lügatinde yer alan Kurdi zenginliği Farsçaya mal etmezdi. Aksi takdirde Kurdi realite kendini dayatınca, durumu kurtarmak için, değersizleştirme politikası yürütmeye çalışmazdı. Ancak Takke düştü kel göründü misali, Kurd ve Kurdistan’ın değerleri üstüne örtülen zulüm perdesi her geçen gün biraz daha aralanmakta ve aralandıkça da emanet coğrafyada devam eden göçmen iktidarı sarsılmaktadır.
“Altının kıymetini sarraf bilir “. Bir dilin kıymetini de ancak kullananlar bilir.

Dil bilimcilere göre, diller zaman içinde sosyal çevre, coğrafik alan ve halk hareketlerine bağlı olarak değişim göstermektedir.
Yine dil bilimci ve tarihçilere göre, Mezopotamya’daki topluluklar Ari dilini konuşuyordu. Fakat bazı araştırmacılar konuşulan dilin Ari dilinin hangi kolu olduğu konusunda net bir bilgi olmadığını söylemektedirler. Öyle olsa bile dünya medeniyetine öncülük yapan Mezopotamya dillerinin medeniyet yarışmasında diğer kavimlerden ileride oldukları tartışma götürmez bir gerçektir.
Rus tarihçi Halfin:” Dünyada masal ve hikâyeleri en çok olan halk Kurdlerdir…” diyerek Kurd kültürüne ve diline haklı bir övgüde bulunmaktadır.

Dr. Izady ise, hazırladığı Kurdçe sözlüğün önsözünde:” Başkaları dilini kendi yapmış, ama Kurdçeyi Allah yaratmıştır…” diyerek Mezopotamya kültür mirasını göklere çıkarmıştır.

Dr. Speizer, Zagros manzumesini oluşturan dört grubun Subaro, Goti, Kassi, Médi ve Lolo toplulukları ile Ararat Kurdler’inin her birinin kendine özgü bir dili olduğunu, bunların ayrı gibi görünmelerine, ya da farklı kelimeler barındırmalarına rağmen dildeki temellerinin aynı olduğunu söylemektedir. Médi/Med dilinin Mekri (Makri) Kurdçesi olduğu ve Avesta’nın da Mekri Kürtçesiyle yazıldığı yine tarihçiler arasında kabul görmektedir. Bu teori Hevart ve Darmis tarafından da desteklenmiştir. İran İzlenimleri” kitabının yazarı Darmis : “Medeler’in dili Avesta diliydi, Avesta dilinin Med dili olduğu, Pers’lerin Med İmparatorluğunu ele geçirdikten sonra bu dili kullandıkları Persepolis yazıtlarının incelenmesi sonucunda da ortaya çıkmıştır.” diyor.

Medler’in kısa tarihçesini anlattığım yazıda Med kralı Astiyages’ın Pers asıllı torununun dedesine karşı gelerek Med sarayını ele geçirdiğini ve ondan sonra İmparatorluğa ait –başta dil olmak üzere- tüm kültür değerleri ve sistemin Perslerce kullanıldığını vurgulamıştım.

Bu konuda Rus tarihçisi Griyeft : “ Persler başta dil olmak üzere tüm kültür öğelerini Med Ariler’den almıştır.” Der.
R.Péşeng, Arap kültür emperyalizminin hâkim olduğu süreçte Kurdler Arapça kelimeleri fazla kullanmazken Farslar Arapçayı daha fazla kullanarak kadim Farsçadan uzaklaştılar, bu yüzden de sade Kurdçe ile yazı yazmak mümkünken Farsçayla yazmak güçtür.” Demektedir. Bundan da anlaşılıyor ki göçmen halklar etkisine girdiği medeniyetlerin dilinden çok etkileniyordu. Göçmen Türkler Çin Hint sınırında kurdukları egemenlik sürecinde yerel halkların dillerinin kullanarak URDUCA dilini yaratırken, Anadolu’da da Kurd ve Arab-ı İslam etkisiyle de Osmanlıca dilini yaratmışlardır.

Dünya dilleri ile ilgili çalışma yapan bir Fransız yayın organı zengin diller sıralamasında Kurdçeyi 31. sırada gösterdi. Devlet olanağına sahip Farsça 36, Türkçe ise 25.sırada yer bulmuştur. Devlet ve iktidar olanağından yoksun olan Kurdçenin 36. Sırada yer bulması ancak kadim kültür zenginliğiyle açıklanabilir, zira tüm istila ve baskılara rağmen hala Orta Doğuda Arapça, Farsça ve Türkçeden sonra en çok konuşulan dil olarak yaşamaya devam etmesi başka nasıl açıklanabilir? Altay dil ailesine mensup Türkçe ile Sami dil ailesine mensup Arapçadan da tamamen farklı olan Kurdçe, gramer ve temel fiiller bakımından Sanskritçe, Farsça, Gurcice, Osetçe, Tacikçe, Peştuca, Fransızca, İngilizce, Almanca, Rusça ve diğer Hint- Avrupa dilleri ile önemli benzerlikler taşımaktadır. Bunun yanı sıra Farsça ve Türkçeden de tamamen farklı, kendine özgü zengin kelime hazinesi, morfoloji, fonoloji ve gramer kuralları da vardır. Fransızca, Rusça ve Arapçada olduğu gibi, Kurdçede de adlar eril ve dişil olarak cinslere ayrılarak ifade edilmektedir. (2.bölümde açıklayacağım) Ancak bu özellik Farsça ve Türkçede bulunmamaktadır.
Çünkü Farsça ve Türkçe göçmen dilleridir.

Bu göçmen halklar Çin, Hint ve Kurdler sayesinde yerleşik yaşama kavuşmuşlardır.

Kısacası yerleşik yaşam, yani medeniyet üretimle ilişkilidir ve bu ilişkiden de dil ve kültür boy verir.


KAYNAK:
*R.Péşeng-“ Kürt Milliyetçiliğinin Altyapı Analizi”
*A.Karduxos- “Medeniyet” (mkl)

Tarihçesi

Kurdçe yakın zamana kadar yasaklı olması sebebiyle kurumsallaşamamıştı. Bu yüzden de dil, kültür ve tarihsel değerlerini araştırıp geliştirme olanaklarından yoksundu.

Ancak siyasi kaygılardan uzak duran tarafsız bilim adamlarının yaptığı değerlendirmelerde Kurdçenin inkârcıların aksine dünya dilleri arasında yer bulduğunu görmekteyiz.

Dil bilimcilerin yaptığı çalışmalarda tüm dünya dilleri başta köken olmak üzere birbirleriyle olan ilişkilerine göre gruplara ayrılmıştır.

Buna göre:

1-Hint-Avrupa Dilleri: a-Asya kolu, b-Avrupa kolu diye ikiye ayrılır.

2-Hami-Sami Dilleri: Arapça, Akadca, İbranice, Tunus dilleri, Habeşçe, Kıptice, Berberice…

3-Bantu Dilleri: a) Güney Afrika, b) Orta Afrika dilleri.

4-Çin Dilleri: Çince, Tibetçe ve Burma dilleri.

5-Kafkas Dilleri: Ahbazca, Lezgice, Savanca, Lazca, İnguşca, Avarca, Dargice, Agulca…

6-Ural Dilleri: Fince, Macarca, Estonca, Uygurca, Samutçe, Türkçe.

7-Altay Dilleri: Moğolca, Mançurca, Tunguzca, Japonca ve Korece.

Konumuz Kurdçe, dolayısıyla Hint-Avrupa dilleri grubuna biraz daha yakından bakmakta fayda vardır.

Hint–Avrupa Dilleri

1-Avrupa Kolu

a-Cermen dilleri: İngilizce, Almanca, Hollandaca, İsveçce, Norveçce, Danca, İzlandaca, Yidişce.

b-Roman dilleri: Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Portekizce, Rumence, Katalanca, Provensalca ve Ladino. (Bu kolun çıkış dili, Latincedir.)

c-Slav dilleri: Rusça, Ukraynaca, Sırpça, Hırvatça, Boşnakça, Lehçe, Bulgarca, Makedonca, Slovence, Slovakça, Çekçe.

d-Baltık dilleri: Litvanya’ca, Leton’ca.

e-Kelt dilleri: Bretonca, Galce, İrlandaca, İskoçca, Kernevekçe.

f-Yunanca ve Arnavutça

2- Asya Kolu

a- Hint dilleri: Sanskritçe, Bengalce, Hintçe, Nepalce, diğer Hindistan Dilleri,

b- Aryan-İran Dilleri: Farsça, Osetçe, Kurdçe, Belucice, Pehlevice, Peştuca.

c- Anadolu dilleri: Hitit dili, Lidya dili, Likya dili. Luvi dili (ölü dillerdir.)

d- Ermenice

Burada bir noktaya dikkatinizi çekmek istiyorum!

“Kurdistan tarihi” adlı yazı dizisinde Hititler’in Kurdlerle akraba olduklarını ve hatta Hititçe, Kurdçe ve Türkçe karşılaştırmalı benzeşen sözcükler örneğinde Hititçenin Türkçeye tamamen yabancı, ama Kurdçeye benzerliğini bilgilerinize sunmuştum.

Yukarıda sunduğum dünya dilleri çalışmasında da Hititçe Kurdçe ile aynı dil ailesinde, yani Hint-Avrupa kolunda gösterilmiştir. Dünya bilim çevreleri bu gerçekleri konuşurken, TC’nin resmi/sözde dil bilimcileri ise kendi yalanlarıyla yeni nesilleri zehirleyerek Moğol oyunlarıyla iktidar oldukları emanet topraklarda işgal süresini uzatmak için hedefledikleri asimilasyonu gerçekleştirmeye çalışmaktadırlar.

Üzücü olan, Kurdlerin özenti ve çıkar dürtüsüyle bu asimilasyon çabalarına çanak tutmasıdır!

Sadede gelelim: İrani diller gramer yapıları bakımından kuzey, güney, batı ve doğu grubu olarak dörde ayrılır. Kurdçe kuzey-batı İran grubunda yer alırken, Farsça güney-batı grubunda yer almaktadır.

Kurdçenin içinde bulunduğu Hint-Avrupa dilleri ve Sami dilleri BÜKÜMLÜ DİLLER grubuna girerken, Çin dilleri tek heceli diller grubuna, Türkçe, Macarca ve Fince ise eklemeli diller grubuna girerler,

KURDÇENİN KONUMU VE LEHÇELERİ

Kurdçe, Anadolu, Kafkasya, Fars ve Arap toprakları (Kızıldeniz-Basra körfezi) arasında yer alan topraklarda konuşulur.

Kaşgarlı Mahmut ‘Divan-ı Lugat-ı Turk’ (!) adlı eserinde bu geniş coğrafyaya “ERDUL KURD” demektedir (!).

Kürdistan toprakları, Iran, Irak, Suriye, eski SSCB ve Türkiye devletleri arasında paylaştırıldığı için, iktidar sahibi işgalci diller (Türkçe, Ermenice, Azerice, Farsça ve Arapça) resmiyet kazanırken, başta Kurdçe olmak üzere yerli diller yasaklanarak yok edilmeye çalışılmıştır

Buna rağmen Kurdçe Iran, Irak, Lübnan, Suriye, Ürdün, Ermenistan, Türkiye´de yani anavatanında hala konuşulmaktadır. Ayrıca Gürcistan, Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan, Pakistan- Belucistan, Afganistan, Hindistan gibi ülkelerde de hala varlıklarını devam ettirmektedirler. Moskova, Bakü, Erivan, Tahran, Bağdat, Şam, Ankara gibi başkentlerin yanı sıra başta İstanbul olmak üzere diğer büyük şehirlerde Kürtçe konuşan yoğun bir nüfus bulunmaktadır. Diasporada bulunan Kurdlerin bir kısmı uygulanan soykırım/ zorunlu göç ve sürgünler sebebiyle bu kentlere yerleşirken, bir kısmı da çok eski tarihlerden beri yerleşiktir.

Ne ilginçtir ki Kurdçe, dünyadaki mevcut 52 devletin nüfusundan daha fazla bir nüfus tarafından konuşulduğu halde toprakları işgal edildiği için siyasette ve kamusal alanda yaygın bir şekilde kullanım şansı bulamamıştır.

Ama nihayet Güney Kurdistan’ da uzun zamandır yürütülen ulusal mücadele ve bunun getirdiği kültürel serbestlik ve ardından gelen yerel iktidar olanakları bu parçada Kurdçenin gelişmesine ortam hazırlamış ve resmiyet kazandırmıştır.


Kürdçe'nin Lehçeleri ve Şiveleri



Kaşgarlı Mahmut’un “ Divan-a Lugatı Türk” adlı eserinde belirttiği ERDUL KURD coğrafyasında Kurdçe hala başat dillerden biridir.

Tarihsel süreç içinde bu geniş coğrafyada pek çok Kurdi lehçe, şive ve bunlara bağlı ağızlar oluşmasına rağmen işgal ve yasaklar bu dilin gelişimine engel olmuştur.

Bilhassa TC’nin sözde dil bilimcileri bilimsellikten uzak siyasi amaçlı köken ve dil araştırmalarında Kurdleri “dağlı Türkler” dillerini de Arapça, Farsça ve Türkçe karışımı gibi birkaç bin kelimelik dil olarak göstererek bu alanda en büyük tahribata neden olmuşlardır. Bu yönde yapılan siyasi amaçlı çalışmalar Kurdistan’da bölünme ve asimilasyon derinleştirmiştir. Özellikle Zazaca’nın Kurdçe’nin bir lehçesi olmadığına dair tezler dikkat çekicidir! Türklerin yanı sıra bazı Ermeni ideologlar da Zaza coğrafyasına göz dikerek Zazaca’nın Ermeniceye daha yakın ve Ermeni kökenli olduğuna dair tezler üretmişlerdir.

İşgaller kendi (ganimet-talan) kültürünü yaratır. Kadim Kurdistani zenginlik bu yüzden işgalcilerince sevilmiş ve terk edilmemiştir. Bu yüzden Anadolu’ya sonradan gelen Arap, Roma, Ermeni, Fars ve Türklerin Kurdistanı elde etme politikaları birbirine benzemektedir! Ne yazık ki Anadolu Kurdistan’ında amaçlarına ulaşamayan Ermeni ve Türkler, Gence, Kelbeçer, Lâçin, Zengılan ve çevresini kapsayan Kafkas Kurdistan’ında başarılı oldular. Gence bir zamanlar “Kurd Şeddadi Devletinin” başkentiydi, ama şimdi ..?

Peki bu halk bunca uzun zamandır neden işgal ve imhadan kurtulamıyor?

Tabii ki sömürgecilerle ortak oldukları için Kurdistan hala bir sömürge olarak ellerinde inliyor!

Kurdi uyanışı ve gelişmeyi engellemek isteyen İşgalciler Kurdistan’da kalıcı olabilmek için, bölgede bilimsel çalışma yapmak isteyen ülkelere Kurdi değerleri yok sayma veya çarpıtma karşılığında ortak sömürü düzeni kurarak emanet coğrafyada devşirme iktidarlarına devam etmektedirler.

Ancak tüm işgal ve buna bağlı politikaların getirdiği yasaklara rağmen Kurdiyat yine de yerli ve yabancı araştırmacılar tarafından dikkatle izlenmiştir.

Bu bölümde bazı Kurd araştırmacıların Kurdçe ile ilgili çalışmalarından özetler sunmak istiyorum, zira Kurdçeyi en iyi Kurdler –devşirmeler hariç- tahlil edebilir.

İlk defa 1597 yılında Bitlis emiri Şerefxan-é Bıdlisi tarafında yazılan “Şerefname” adlı eserde Kurd topluluk ve aşiretlerinin ele alındığını görüyoruz. Şerefxan yaklaşık olarak 400 yıl önce ele aldığı sosyolojik çalışmasında Kurdleri Kırmanc, Lor, Kelhur ve Goran olarak dörde ayırmıştır.

Ziya Gökalp, TC’nin 1922´de planlanan asimilasyon politikalarına veri toplamak için hazırladığı sosyolojik analizler çalışmasında konuyu çarpıtarak Kırmanc, Zaza, Soran, Goran ve Lurr’ların birbirlerini anlamayan beş ayrı kavim olduğunu ileri sürmüştür. Ancak daha sonra Ehmed-é Xani’nin çalışmalarından etkilenerek bunların kadim Kurdçenin lehçeleri olduğunu kabul eder!

Dr. Kemal Fuat, lehçeleri şiveleriyle beraber dikkate alarak dörde ayırır:

a) Kuzey Kırmanci Lehçesi: Şiveleri; -Efrini, -Cıziri / Botani, -Sıncari, -Bahdini, -Hekkarî, -Şıkaki.

b) Güney Kırmanci Lehçesi: Şiveleri; -Sorani, -Sılêmani, -Mukri, -Sıneyi.

c) Güney Kurdçesi: Şiveleri; -Xaneqini, -Feyli, -Kırmanşahi, -Leki/Léhki, -Qulgayi, -Kelhori, -Perewendi.

d) Goran-Zaza Kurdçesi: Şiveleri; -Hewramani, -Kénuleyi, -Gehwareyi, -Bacélani, -Zengéneyi.

Dr. Fuad, Büyük Loristan´da konuşulan Lurr lehçesinin tartışmasız Güney Kurdçesi olduğunu belirtmektedir.

Heme Xurşid, Zımané Kurdi adlı eserinde şöyle bir analiz yapmaktadır.

a) Kuzey Kırmanci Lehçesi: Şiveleri -Beyazıdi, -Hekkari, -Botani, -Şemdinani, -Bahdinani.

b) Orta Kurmanci: Şiveleri; -Mukri, -Sorani, -Erdelani, -Sılêmani, -Germiyani.

c) Güney Kurmanci: Şiveleri; -Lurr, -Bextiyari, -Mamesani, -Gohgılo, -Lek / Léhi, -Kelhurri.

d) Goran: -Gorani, -Hewramani, -Bacelani, -Zazaca.

Heme Xurşid de Lurrcayı Güney Kurmancisine dâhil etmiştir.


M. Emin Hewramani, çalışmalarında şöyle bir sınıflandırma yapar:

a) Yukarı Kırmanci ( Bahdini),
b) Orta Kırmanci (Sorani),
c) Aşağı Kırmanci ( Gorani).

Sonra da, Goraniyi şu şekilde şivelerine ayırır; Hewramani, Lurri, Bacelani ve Zazaki.

Dilbilimci Malmisanij, Kürtçeyi beş ana lehçeye ayırır:

a) Kuzey Kurdçesi ya da Kırmanci lehçesi,
b) Güney Kurdçesi-Kırmanci veya Sorani,
c) Kırdki-Kırmanci, Zazaki veya Dımılki lehçesi. (Dérsim, Çewlıg, Améd ve Sêwereg de konuşulan şive)
d) Gorani lehçesi.( Zazakiye yakın olan bu lehçe Hewrami olarak da bilinir.)
e) Güney Kürdistan´ın diğer lehçeleri: Kermansahi, Lekki, Lurri, Sencabi ve Kelhuri.

Malmisanij de Lurriyi Güney Kürdistan lehçeleri arasında göstermiştir.

Mıhemed Merduxi, Kurd lehçelerini Kırmanci, Gorani, Lurri ve Kelhurri diye dörde ayırır.

Prof. Qınatê Kurdo, Zazaca ve Yukarı Kırmanc lehçelerinin ayni dil olduğunu söyler.

Eladdin Secadi, Kürt dilinde iki büyük lehçe bulunduğunu, bunların Bahdini ve Sorani lehçeleri olduğuna dikkat çekerek Bahdini Lehçesinin Anadolu, Suriye ve Musul’da, Soranin ise Irak´ın İran sınırı Erdelan ve Mükriyanda konuşulduğunu söyler…

Kurdçe ile ilgili yabancı ve yerli araştırmacıların zaman zaman çelişmesinin esas sebebi yukarıda vurguladığım yasakçı engellerin olmasındandır. Çünkü çalışma sahası ve imkânları tehlike ve kısıtlı olanaklar yüzünden yeterince incelenemiyordu. Ama buna rağmen genel olarak Kurdçe’nin başlıca dört veya beş lehçeye sahip olduğu görüşü dil bilimciler tarafından kabul görmüştür.
Sonuç olarak Kurdçe'nin lehçelerini şöyle sıralayabiliriz:

1) Kırmanci,
2) Sorani,
3) Lorani,
4) Gorani
5)Zazaki


Bir dili tanımlamak ve tespit etmek için tek başına dilbilim yetmez elbette!

Doğru bir araştırma için tarih, sosyoloji, siyaset ve coğrafik etkenlerin de incelenmesi gerekir.

Ama artık Kurdistan yavaş yavaş özgürleşmekte ve oluşan özgürlük ortamında Kurd araştırmacıların bütün bunları dikkate alarak çok şey başaracaklarına inanmamız gerek…


Bugün dünya üzerinde pek çok dil ve bunlara bağlı lehçeler bulunmaktadır.

Devlet olabilme şansı yakalayan diller lehçeler arasından birini tercih ederek dilde standartlaşmayı sağlamış ve yoluna devam etmiştir. Ancak boyunduruk altında tutulan diller gelişme olanaklarından yoksun bırakıldığı için yok olma tehdidiyle karşı karşıya kalmışlardır.

Demek ki, bir dilin yaşayabilmesi için öncelikle standartlaşıp okuma yazma dili haline gelmesi gerekiyor, aksi takdirde egemen dilin etkisiyle yozlaşıp zaman içinde yok olabilir.

Önceki bölümlerde Kurd dilinin tarihçesi ve lehçelerine değinmiş ve tüm talancı-inkârcı uğraşlara rağmen Kurdçenin dünya dil aileleri arasında yerini alarak resmi dil statüsü kazandığını açıklamaya çalışmıştım.

Bu bölümde de Kurdçenin Kurmanci, Sorani, Lorani, Gorani ve Zazaki lehçe ve şivelerin coğrafik konumlarını açıklamaya çalışacağım.

Kurdçenin coğrafik alanı Türk, Fars, Arap, Ermeni, Azeri ve Ruslar tarafından paylaşılan Büyük Kurdistandır.

Kürt tarihçisi Şerefxan 1500’lerde Kurdistan coğrafyasını şöyle tanımlamıştır: “ Okyanustan ayrılan Hürmüz Denizi kıyısından başlar Malatya ve Maraş illerinin nihayetine uzanır…”

LEHÇE ve ŞİVELERİN COĞRAFİK KONUMU

1-KURMANCİ:

Dört lehçe içinde en geniş yayılma alanına sahip olanıdır.

Kırmanci Lehçesinin konuşma alanını kuzeyden ele alırsak eğer, şöyle bir rota takip etmemiz gerekir. Azerbaycan sınırları içinde bulunan ancak, 1920’lerde Kurdistan’a Sor Devletinin şehirleri olan Gence, Kubatlı, Lâçin, Kelbeçer, Zengılan’dan başlayarak güneye doğru, İran’ın Maku, Xoy, Kotur, Urmiye, Şıno, Helgurd ve Irak’ın Rewandız, Akre, Amédiye, Hewlér, Dohok, Musul, Zaxo, Suriye’nin Haseki, Qamışlo, Afrin, Halep, Şam, Türkiye’nin Hatay, Adana, Mersin, Akhisar, Konya, Ankara’nın bazı ilçeleri, Yozgat’ın bazı köyleri, Kırşehir, Kayseri, Sivas, Malatya, Erzincan, Erzurum, Ardahan’dan tekrar Gence’ye uzanan alan içindeki bölge ile beraber Lübnan, Azerbaycan, Gürcistan, Ermenistan, Nahcivan, Rusya, Kazakistan, İran’ın Horasan eyaleti ve diğer Orta Asya cumhuriyetlerindeki Kürt nüfus tarafından konuşulmaktadır.

Şiveleri:

a- Rewendi-Bayezıdi: Rewadi Kurd Devletinin egemenlik döneminde yörede hakim olmuştur. Kafkas Kurdistan’ından başlayarak güneydeki Şikak bölgesine kadar iner. Kars, Ağrı, Erzurum, Erzincan, Muş ve Wan yöresini içine alır.
b- Şıkaki: Urmiye gölü, Gewer-Y.ova, Elbak-Başkale ve Şemézdinan- Navşar yöresinde konuşulur.
c- Hekkari: Şırnak’ın hemen güneyinden başlayarak Hakkari ili sınırları içindeki Kürtlerce konuşulur.
d- Boti: Zaxo´nun kuzeyinden başlayarak Suriye Türkiye sınırlarının kesiştiği alandan Cizre, Şırnak ve Eruh´u içine alacak biçimde Van Gölü´nün güneyinden Bitlis, Siirt, Batman ve Mardin illerinin doğu yörelerini içine alır.
e- Bahdini: Zaxo, Amédiye, Akre, Zêbar yöreleri ile Dohok ’ta konuşulur.
f- Sıncari: Sincar Dağı ve Şêxan yöresi Kürtlerinin konuştuğu şivedir.
g-Sılivi (Kiki-Mıli): Diyarbakır, Elazığ, Mardin yöreleri ile Fırat’ın doğu yakasında kalan kesimde konuşulur.

2- SORANİ: Hewlér’den güneye doğru Şirwan Çayı’ndan Xaneqin´e, oradan da İran-Serhend Dağı cıvarındaki Mesirabad, Bicar ve Esedawadan Hemrin Dağlarına dönerek Bahdinanla birleşen alanda konuşulur. Güney sınırının eni de Melayir, Kirmansah, Qesri Şirin ve Xaneqin ana yoluna kadar uzanır.

a- Sılêmani -Babani: Irak-Süleymaniye, Kerkük, Kıfri, Qeretepe, Tuz-siwan yöreleri ile Xaneqin´ in bazı köylerinde konuşulur.
b- Mukri: İran-Şıno, Nexede, Méraxe, Miyandivaw, Sahindij, Saqız, Bukan, Bane ve Serdeşt Kürtlerinin konuştuğu lehçedir.
c- Sıneyi: İran-Sıne (Senendec), Bicar, Kengewer ve Rewanser ile Ciwanro´nun kuzey yörelerinde konuşulur.
d-Germiyani: Xaneqin civarındaki bazı köylerde konuşulur.

3- LORANİ: Melayir, Kırmanşah, Qesri Şirin’den başlayarak Basra’ya kadar uzanan bölgede hâkimdir.

Şiveleri:

a- Xaneqini, b- Asil Lurri ya da Feyli, c- Kırmansani, d- Leki, e- Kelhori, f- Perewendi, g- Qulgayeyi,

4- GORANİ:

Bağdat-Kırmanşah arasındaki dağlık bölgeden Hewraman’a doğru Paweh ve Kedule yöresiyle beraber Musul’un doğu ve kuzeyinde konuşulur.

Goran lehçesi, Baba Ardelan´ın 4. yüzyılda kurduğu Ardelan Beyliği döneminde yaygındı. Baba Ardelan, Moğolların yıktığı Şahrezor´u imar ettikten sonra şehri başkent yaptı. Goranların Zagros´un doğusundan Şahrezor’a doğru yayılmaları da bu beylik döneminde başlamıştır.

Şiveleri:

a- Hewramani: Şirwan Çayı’nın üst tarafına düşen Hewraman yöresi Kürtleri bu şiveyi konuşur. Hewraman dağlarının batı tarafı, Halepçe ve Pêncwîn, doğu yakası ise Sine ve Kırmanşah´tır. Hewraman yöresi; Hewramani Luhon, Hewramani Dızli, Hewramani Text, Hewramani Rézaw, Hewramani Ciwanro ve Hewramani Kenduleyî diye bölgelere ayrılır.

b- Bacelani: Zengene ve Şebek´i içerir. Musul´un doğusundan Başvaye yörelerinden yayılarak Hamdaniye´nin kuzey ve güneyine, oradan da Talabani ve Zengene yöresine kadar uzanarak Qeretû, Horên ve Şêxan´a dek dağılmışlardır. Bacelanîler Loristan´ın kuzeyindeki Zehaw yöresinde de yaşarlar.

c- Gehwareyi, d-Kenduleyi, e-Béwenici, f-Rijabi, g-Seyidi, h-Zerdeyi: şiveleri de yine İran Irak sınırlarının Goran mıntıkasında bazı köylerde konuşulmaktadır.

5- ZAZAKİ:

Kuzey Kurdistan’ın Sivas, Zara, Erzincan, Adıyaman, Gerger, Urfa, Siverek, Diyarbakır, çermik, Çüngüş, Piran, Hani, Lice, Hazro, çınar ve Kulp, Siirt, Kozluk, Sason ve Baykan, Bitlis, Mutki, Muş, Varto, Erzurum, Hınıs ve Tekman, Tunceli, Pülümür, Nazimiye, Ovacık, Hozat ve Çemişkezek, Elazığ merkez ile Maden, Palo ve Karakoçan, Bingöl, Genç, Kiğı, Solhan ve Karlıova’da konuşulur. (Dil bilimci F. Hemé ve Dr. Fuat’a göre Zazaca, Goraninin bir şivesidir.)

Şiveleri:

a-Dersim Şivesi-Kuzey Zazaca: Dersim-Tunceli, Erzincan, Sivas, Muş, Erzurum dolaylarında Alevi Zazalar tarafından konuşulur. Bunun da kendi içinde ağız farklılıkları vardır. Dersim, Sivas, Muş’ta olduğu gibi….
b- Merkez Zazaca: Palu ilçesi başta olmak üzere Elazığ ve Bingöl illerinde genellikle Şafi Zazalar tarafından konuşulur. Bunun içinde de ağız farklılıkları vardır, Palu, Eğil, Solhan, Hini (Hani), Ergani, Kulp, Piran, Maden gibi...
c- Güney Zazaca: Urfa-Siverek, Adıyaman-Gerger, Bitlis-Mutki ve Diyarbakır Malatya dolaylarında Hanefi ve Şafii Zazalar tarafından konuşulur. Bunun içinde de kendi ağız farklılıkları vardır; Çermik, Gerger ve Siverek gibi...

ŞÊXBIZINİ KURDÇESİ:

Şéxbızın Kurdleri Orta Anadolu’da yaşamaktadırlar. Şeyh hüseyni Kurdleri de denilmektedir. Şéxbızın Kurdleri İran - Kırmanşah, Kerkük, Xaneqin ve Süleymaniye kökenlidirler. 1514 çaldıran savaşından sonra Kerkük ve Süleymaniye’den Anadolu’ya gelmişlerdir. Çaldıran savaşındaki başarılarından dolayı Anadolu vilayetleri ve Haymana yaylası kendilerine hediye olarak verilmiş, vergi ve askerlikten muaf tutulmuşlardır. Aşiret kendi içerisinde Kerküki-lek, Ler, Kelati, Xewend, Jiriki, Kuse, Sileni, Çel ve Palani gibi kollara ayrılır. Şéxbızıniler başta Ankara’nın Haymana, Bala, Polatlı ilçeleri olmak üzere, Konya, Kayseri, Akhisar, Kırşehir, Niğde, Yozgat ve diğer doğu illerinde yaşarlar. Şéxbızınilerin hikâyesinden de anlaşılacağı üzere Anadolu Türk ve Kurdlerin ortaklaşa çabaları sonucu Bizans’ın elinden alınmıştır. Atatürk de bu ortaklığı hesaba katarak 1920’deki İzmit konferansında gazetecilerle yaptığı söyleşide:” Mersin, Sinop arasında bıçak sırtıyla Türk ve Kürtler arasında bir sınır çizerek hısım ve akraba olan bu iki halkı bölmek imkânsızdır…” dediğinde Kurdlerin ortaklıktan gelen haklarının sınırını çizmiştir. Yani Kurdistan’ın Anadolu’daki batı sınırına dikkat çekiyor ve resmi ağızdan onaylıyordu. Ama ne hikmetse Kurd siyasetçi ve aydınları Atatürk’ün dikkat çektiği sınırların çok daha gerisine razı olmuş gibi hareket etmektedirler..!

Ayrıca son yapılan dil araştırmalarında Hint Avrupa dillerinin Mezopotamya’dan çıktığı ileri sürüldü. Yeni Zelandalı araştırma ekibi (Auc. Ün.) Kurdçeden 100 kelime alarak çalışmalarını yürüttüklerini ve diğer dillerin 1500 yıl önce Kurdçeden ayrıldığını, Kurdçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, Hintçe, Portekizce, Rusça ve İtalyancayı kapsayan bu dil ailesinin 9 bin yıl önce yukarı Mezopotamya’da ortaya çıktığına dair çalışmayı bilim dünyasına açıkladı. Araştırma dünyada büyük yankı yaptı, bizim açımızdan tatminkâr olmasa bile Turancı kart-kurt teorisyenlerinin yüzüne bilim dünyasınca indirilmiş bir şamar olması sevindiricidir.
Zaman çok şeye gebedir.

Bekleyelim, görelim.

___________________________________________________________________________

KAYNAKÇA:

*E. C. Bedirxan – Kürtçe Dil Bilgisi
*V. Minorsky – Kürtler
*Şerefxan – Şerefname
*Murat Cıwan - Kürtçe Dilbilgisi
* http://www.seyhbizin.com/?Islem=FotoDetay&IcerikNo=5063
* http://www.mezopotamya.gen.tr/kultur/kurtce-en-az-1500-yasinda-h943.html
Back to top Go down
http://serxwebun.forumieren.com
 
Kurdçe / Kurdî (Tarihçesi)
View previous topic View next topic Back to top 
Page 1 of 1
 Similar topics
-
» aleviler kürtmü türkmü
» GÜZEL CİDEMİZ
» Kızılcaören İsminin menşei
» Tarihçe..!

Permissions in this forum:You cannot reply to topics in this forum
 :: Bixêr û bi Ehla! * Welcome! * Hos Geldiniz! :: Zımane Kurdi | Kürd Dili-
Jump to: